Bugun...


Ali Riza TAHSİNOĞLU


Facebookta Paylaş









TOPLUM, ÖĞRETMENLİK, EĞİTİM VE YAŞAM ÖYKÜLERİ
Tarih: 01-09-2016 00:31:00 Güncelleme: 01-09-2016 00:31:00


Bir Yahudi’nin öğretmne gönderdiği mektup oldukça düşündürücüdür. “Bir toplama kampından sağ kurtulabilen insanlardan biriyim. Gözlerim, hiçbir insanın görmemesi gerekenleri gördü; iyi eğitilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin öldürdüğü bebekler, lise ve üniversite mezunu insanların vurduğu, yaktığı kadın ve çocuklar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur: Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız, bilgili canavarlar, becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma, yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa, yalnızca o zaman önem taşır.” sözleri tertemiz bir yapıda dünyaya gelen insan yavrusunun istenirse bir zalim, istenirse yararlı bir birey olarak topluma katılabileceğinin örneğidir. Uygur kitabelerinde geçen şu sözler bu durumu açıkça ortaya koymaktadır: “Bilgili insan beline taş bağlasa kaş olur. Bilgisizin yanına altın koysan taş olur.”

 

 

Eğitimimizin içinde bulunduğu kısır döngü ve tarihî yanılgı, bir ülkede ekonomik, siyasal, hukuksal alanlarda ne kadar reform yapılırsa yapılsın, o ülkenin en büyük hazinesi olan insan unsuru kendi kendine düşünebilen, yaratabilen, girişimci, yüksek nitelikli yurttaşlar olarak tüm yönleriyle eğitilmeden yapılan çalışmaların çıkmaza gireceği gerçeğinin göz ardı edilmesinde yatmaktadır. Bu yönde yapılacak eğitim uygulamalarında “el”e değil “kafa”ya ve “gönül”e yönelmek önem taşımaktadır. Bunu yaparken “öğretmen tarafsız kalabilen, doğruları gösteren” kişi olmalıdır.

 

Bugün öğretmen meselesi iki açıdan büyük bir dert halindedir. Bunlardan biri ekonomik, diğeri bir zihniyet meselesi olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomik sorun öğretmenlik mesleğini itibarsız kılan ve öğretmeni karnını doyuramaz hale getiren büyük değişme ile ortaya çıkmıştır. Sabit gelirlilerin ağırlaşan hayat şartlarıyla baş edemediği iktisadî değişme çağında öğretmenler gitgide sefilleşen memur kitlesinin başında yer almışlardır. Bu sefalet öğretmenliği cazip olmaktan çıkardığı için, genellikle başka mesleklere ait tahsile olanak bulamayanların öğretmenliği tercih etmelerine neden olmuştur. Toplumun kıymet sisteminde tahsil ve öğretmenlik çok yüksek bir yer işgal ederken, fiilen yaşanan hayatta bunların hiçbir değer ifade etmeyişi, toplumda kıymet ve itibarın bilgi ve eğitimle değil, parayla ölçülür hale gelmesi, değerler sistemini alt üst etmiştir. İnsanların cebindeki parası kadar değerinin olduğu anlayışının egemen olduğu günümüzde öğretmenlik sadece açıkta kalmamak, devlet dairesinin garanti hayat için bir çıkar yol olduğu, bu nedenle öğretmenliğin tercih edilir duruma geldiği görülmektedir. Öğretmenlerin aldığı maaşlar açlık sınırının altında kalmaktadır. Ülkenin aydın sınıfı olarak nitelendirilen ve bilgi çağında kendini devamlı olarak yenilemek durumunda olan öğretmenlerin kitap almak değil, gazete dahi alamaz duruma geldiği görülmektedir.

 

 

Bir toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik alandaki gelişmişlik düzeyini ortaya çıkarmak için o toplumda öğretmenin sosyal, kültürel ve ekonomik alandaki durumuna bakmak toplumu anlamak açısından yeterli bir gösterge olabilir. Öğretmen toplumların aynası durumundadır. Toplumların öğretmene ve öğretmenlik mesleğine verdikleri değer gelişmişlik düzeyleriyle orantılıdır. Öğretmen toplumun motor gücü durumundadır. Bireylerin hayata hazırlanmasında temel bir rol üstlenmiş durumdadır. Öğretmen, eğitiminden yaşam tarzına, giyiminden hareket ve tavırlarına, aile hayatından bireysel ilişkilerine kadar her alanda çevresine mesajlar vermekle kendini sorumlu hissetmektedir. Öğretmen bilgi toplumunun gereklerini önce kendisi yerine getirerek, daha sonra da ailesi, çevresi ve öğrencilerine bu gerekliliklerin yerine getirilmesi noktasında rehberlik etmelidir.

 

 

Değişme, bir toplumun hayatında önemli yeri olan sınıfların ve genel olarak halk yığınların değişikliği istemesi, itmesi ve yürütmesi işi haline gelmedikçe o değişme toplumu daha iyiye değil, belki daha kötüye götürür.  Değişimim motor gücü olarak kabul edilen eğitim kurumları ve bu kurumları aracılığıyla da öğretmenlere, değişimin halk tarafından benimsenmesi, bilgi toplumunda gidilen yolda geride kalmamak için önemli görevler düşmektedir. Bilgi toplumunda öğretmen, planlayan, organize eden, sürdüren ve sonuçlandıran insandır. Öğretmene öncelik hakkı vermeyerek, bir döneme özgü durağan, meslekî kalıp davranışlar öğretmek, bilgi toplumunun ortalama insana öngördüğü özellikleri öğretmenden esirgemek demektir.

 

 

 

Yalnız başına eğitim, yalnız başına müteşebbis, kararlı cesur bir adam; bir varlık bir şeydir, fakat sadece bilgili, hafızası zengin bir adam hiçbir şeydir.  Öyleyse, toplumda, cesur girişimci, müteşebbis, kararlı ve ileriyi görebilen bireyler mi yoksa hiçbir şey mi yetiştirmek istenilmektedir? Öğretmenlere verilmesi gereken önemi şu şekilde belirtir: Nitelikli ve gerçek öğretmenlere sahip olmayı temel eğitim sorunumuz olarak görmedikçe, eğitimin toplumsal gelişmemize gerçek bir katkısı olacağını düşünmek hayal olur. Çünkü herhangi bir ülkede, öğretmenler ve öğretmenlik mesleği yeterli güç ve niteliğe ulaşmadıkça, o ülkede en iyi eğitim sistemi ve en yüce eğitim araçları da bulunsa, bunlar gerçekleşemez.

 

 

Toplum bireylere kendi kültür mirasını aktararak onları yetiştirir. İnsanı tanıyabilmek için toplumu tanımak gereklidir. Bu durumu, Eflatunun yaratılış ile açıkladığı insan tabiatı, karakter ve alışkanlıklardır. Elbette ki bütün bu özellikler insanın mensubiyetleri ile beraber düşünüldüğünde anlamlı ve işlevseldir. Eğitim kurumlarının ve beraberinde öğretmenliğin ortaya çıkışından günümüze, her alanda olduğu gibi bu alanlarda da çok hızlı bir gelişme ve değişme süreci yaşanmaktadır. Değişen ve gelişen şartlara göre eğitim kurumlarının işlevlerindeki farklılaşmalar öğretmenlerin rollerinde de farlılıklar ortaya çıkarmıştır ve bundan sonrada çok farlı işlevler ortaya çıkaracak şekilde ilerlemeler olmaktadır. Oysa bugün anne ve babaların bildikleri bilgiler, çocukların hayatta kendi başlarına ayakta durabilmeleri için yetersiz kalmaktadır.

 

Bilgi toplumunda, her alanda meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, bir insanın bilmesi gereken mevcut bilgi birikiminin en fazla iki yılda bir iki kat arttığı bir gelişim çağında öğretmenin bu gelişmeleri takip ederek kendisini yenilemesi kaçınılmaz bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu gelişmeler öğretmenlerin görevlerinde de değişiklikler meydana getirmiştir. Okul içiyle sınırlı bir görev alanının olduğuna inanılan öğretmenin, sınıf ortamı kadar önemli olan okul dışında, topluma karşı görevleri de önem kazanmıştır. Toplumlarda meydana gelecek değişimler öğretmenler aracılığıyla halka çok daha rahat bir şekilde anlatılabilmektedir.  Dolayısıyla eğitim sistemlerinin de temel öğesinin insan olduğu ve de insanların toplumları meydana getirdiklerinden hareketle her toplumun kendine özgü bir eğitim sisteminin olması gerekmektedir. Bu sistem içerisinde görev yapan öğretmen sistemin içinden gelen ve sistemin girdisi olan insanı iyi tanıması gerekmektedir. Her sistem işleyişini sağlıklı sürdürebilmek için girdisini iyi tanımalı ki çıktı olarak tekrar topluma sunacağı ürününü toplumla uyumlu olarak yetiştirebilsin.



Bu yazı 5386 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Komik
    Komik
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Fantastik
    Fantastik
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Komik
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. Fantastik
  5. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
    KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  • İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
    İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  • IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
    resim yok
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  • BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
    BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
  1. KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  2. İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  3. IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
  4. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  5. BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  6. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
VİDEO GALERİ
YUKARI