Bugun...


Ali Riza TAHSİNOĞLU


Facebookta Paylaş









21. YÜZYILDA KÜRESELLEŞME, EĞİTİM VE TOPLUM
Tarih: 01-01-2017 13:36:00 Güncelleme: 01-01-2017 13:36:00


İnsanoğlunun çağlar boyunca özlemini çektiği barışı, özgürlüğü, refahı ve sosyal adaleti sağlamanın başlıca aracı eğitimdir. Yeryüzünden yoksulluğu, ayrımcılığı, cehaleti, kıyımı ve savaşı kaldırmak istiyorsak, bu işe eğitimle başlamak zorundayız. 20.yüzyıl, büyük sosyo-ekonomik gelişmeler yanında, kaynakların paylaşımının doğurduğu büyük savaşlar ve çalkantılarla dopdolu geçti.  Yirmi birinci yüzyılın da benzer felaketlerle geçmemesi için, bütün ülkeler eğitim felsefelerini yeniden gözden geçirmelidir. O nedenle,  yirmi birinci yüzyıl da, ülkemiz de nasıl bir eğitim sistemi kurmamız gerektiğini derinlemesine tartışmalıyız.

 

Her ülkenin eğitim sistemi, o ülkenin geleceğini belirler. Çağdaş bilgi ve teknolojiye sahip olmayan bir ülkenin ekonomik bağımsızlığını ve hatta siyasal bağımsızlığını koruyabilmesi olanaksız olduğu gibi,  yirmi birinci yüzyılda giderek küreselleşecek olan dünyada, evrensel değerleri olmayan bir eğitim sisteminin ulusal idealler gerçekleştirmesi de olanaksızdır. Yirmi birinci yüzyıl da geçerli olabilecek bir eğitim felsefesini ortaya koyabilmek için, içine girdiğimiz bu yüzyılın dünyayı nasıl biçimlendire bileceğini doğru kestirebilmemiz gerekir. 

 

Yirmi birinci yüzyıl eğitim programının özelliklerinin ne olacağına ilişkin bilim insanlarının ortak paydalarda birleştiği görülmektedir. Yirmi birinci yüzyılda yeni boyutlarının ve bu doğrultuda eğitim felsefesinin ne olacağına ilişkin, bir çerçevenin oluşturulmasını amaçlamaktadır. Bu çerçeve temelli ve hedeflerle tutarlı olarak, her okulun hedefleri ve konu alanı düzeyinde eğitim programları belirlenebilir. Bilim ve teknolojiye uyum için gerekli beceri ve yeterliklerle donanmış bireyler yetiştirmedir. Yirmi birinci yüzyılın en önemli olgularından biri küreselleşmedir. Küreselleşme ulus devletleri etkisizleştirmeyi ve giderek ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır.

 

Bir anlamda, küreselleşme sömürgeciliğin yirmi birinci yüzyıl uyarlamasıdır. Küreselleşmeyi savunanlar, belirtilen bu amaçlarını gizlemek için, evrenselleşme, yerellik, demokratikleşme, dinsel inançları savunma gibi kavramları kullanmaktadır. Küreselleşme ile birlikte çıkan yeni olgulara karşı duruş alabilen bireyler yetiştirmektir. Bu nedenle değişim, eğitim kurumlarından baş lamalıdır. Bu doğrultuda, bireyleri,  yirmi birinci yüzyılın değişimlerine hazırlanmaları ve katılımı için gerekli bilgi, tutum ve becerilerle donatmak için eğitim sistemi güncellenmelidir.

 

Tüm ülkeler eğitim sistemlerini, çağımızda her alandaki değişlikler öğretmen yetiştirmenin uluslararası boyutta olmasını gerektirmektedir. Uluslararası düzeydeki değişiklikler, ulusal öğretmen yetiştirme eğitim programlarına yansıtılmalıdır.  Öğretmenlerin çok kültürlülük, çoğulculuk ve liberal anlayışa sahip olması gerektiğidir.  Yirmi birinci yüzyılın öğretmeni her zamankinden basiretli ve bilgili, hatta filozof olmalıdır. İnsanla ilgili her duruma ve soruna karşı duyarlı ve bir duruşu olan özelikte olmalıdır. Yirmi birinci yüzyılda öğretmenin felsefi düşüncesi, kuralları toplum adına ve yararına gözetir olmasıdır.

 

Bu nedenle yeniçağın adı bilgi çağıdır.  Yirmi birinci Yüzyılda, bilgiyi bilen değil, bilgiyi kullanan insan ön plana çıkmıştır. Bu nedenle, bireyin bağımsız birey olma gerekliliği her zamankinden daha çok öne çıkmıştır. Yirmi birinci yüzyıl toplumu giderek küreselleşen, karmaşık ve medyatik bir toplumdur. Bu bağlamda, Yirmi birinci yüzyılda insan yetiştirmede öne çıkan eğilim, bireyi bu özelliklere sahip olacak yeterlikte, bütüncül olarak eğitmektir. Bu nedenle, yirmi birinci yüzyıl eğitim programı, disiplinler arası ve bütüncül özellikte olmalıdır. Böyle bir programda yetişen birey, birlikte çalışma ve araştırma temelli bir çevrede, araştırma analiz-sentez, kritik ve değerlendirme yapabilir ve yeni bilgi yaratabilir.

 

 

Yirmi birinci yüzyılda eğitim programlarındaki ana hedefin, dünya çocuklarını ve gençlerini, küreselleşmeden kaynaklanan politik, ekonomik, sosyal ve küresel değişikliklere hazırlamaya yönelik olduğu söylenebilir. Yirmi birinci yüzyılın eğitim programının temel çerçevesini, toplumun ekonomik, sosyal ve inanç sistemlerini geliştiren faktörlerle ilgili bir farkındalık kazandırma, bireyi gerekli kişisel nitelik ve becerilerle donatma ve böylelikle gittikçe küreselleşen ve farklılıkların ortaya çıktığı dünyada donanımlı, sorumluluk almaya istekli, bütüncül bir bakış açısı ve dünya görüşüne sahip bireyler yetiştirme olarak belirlemiştir. Yirmi birinci yüzyılın eğitim programı, yüksek düzeyde düşünme becerilerini geliştiren, yaratıcı bireyler ortaya çıkaran, çevre ve toplumsal sorunlarla ilgili, ulusal kültürün gelişimini destekleyen ve dünya barışı bilincinde olan bireyler yetiştirmelidir, görüşündedir. 

 

 

Yirmi birinci yüzyılda eğitimde yapılacak en önemli reformlardan biri, okulların birer öğrenme birlikleri olarak düzenlenmeleridir. Böylelikle, eğitim reformlarının ihtiyaç duyduğu öğrenme-öğretme koşullarını güçlendirmek için toplumsal-sosyal ve kültürel faktörler eğitim programlarını yenileme süreçlerine yansıtılabilir. Okullar, mesleki profesyonel gelişim yerleri ve etkili çekirdek kültürel alanları olmalıdır. Bu çerçevede, öğretmenlerin mesleklerinde profesyonel gelişimleri okullarda; iş başında öğrenme ile gerçekleştirilmelidir.

 

Tüm eğitim kurumları, nitelikli insanı eğitim programları aracılığı ile yetiştirirler. Uygarlık yeni bir değişimin eşiğini aşarak hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Bilim ve teknolojide hayal ötesi gelişmeler olmaktadır. Bu nedenle, tüm ülkelerin temel hedeflerinden biri, yurttaşlarını eğiterek, toplumlarını, bilgi toplumuna dönüştürmektir. Tüm insanlık tarihinde olduğu gibi, bugün her zamankinden daha çok bilim üreterek ve bilimden yararlanarak daha özgür, onurlu ve gönençli olunabilir gerçekliği doğmuştur. Eğitim sistemi pek çok öğelerden oluşan bir bütündür. Bu bütünün bir felsefesi, bir anlayışı ve tutarlılığı vardır.

 

Eğitim sistemi insan, toplum ve diğer tüm sistemlerin merkezindedir ve onları en çok etkileyen bir sistemdir. Bu bağlamda eğitim sistemleri dinamik yapılardır ve sürekli değişme, dönüşüme ve etkilenmeye açıktırlar ve bunun gereksinimi içerisindedirler. Toplumlarının gereksinimini karşılamayan sistemlerin, toplumları ile birlikte yok olma olasılıkları yüksektir.  Eğitim sistemini biçimlendiren ve yönlendiren en önemli üç öğe öğrenci, öğretmen ve eğitim programlarıdır. Tüm eğitim kurumları, nitelikli insanı eğitim programları aracılığı ile yetiştirirler. Eğitim programları, tüm gelişmelerle eşgüdüm içerisinde ve hatta onların ötesinde değişime açık bir dinamizme sahip olmalıdır.



Bu yazı 5814 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Komik
    Komik
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Fantastik
    Fantastik
  • ATATÜRK
    ATATÜRK
  1. Komik
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. Fantastik
  5. ATATÜRK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
    KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  • İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
    İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  • IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
    resim yok
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  • BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
    BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  • DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
    DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
  1. KARSLILAR EDİRNE VALİSİNİ İSTİFAYA DAVET ETTİ.
  2. İSİAD DÜNYANIN EN BÜYÜK SANAYİ SİTESİNİ KURUYOR
  3. IĞDIR İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ OSMAN AYYILDIZ
  4. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ KURULTAYI
  5. BİZ KARAPAPAK TÜRKLERİYİZ
  6. DÜNYA KARAPAPAK TÜRKLERİ azerbaycan
VİDEO GALERİ
YUKARI