Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Muharrem DEMİRBAŞ Hayatı ve Şiirleri

Muharrem DEMİRBAŞ Hayatı ve Şiirleri

14 Nisan 1942’de Çankırı ili Orta ilçesi Kalfat kasabasında, Şekerciler ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelen Muharrem DEMİRBAŞ, ilkokulu aynı kasabada, ortaokulu ve liseyi Ankara’da okudu.

6 Temmuz 2011 15:01
font boyutu küçülsün büyüsün


      14 Nisan 1942’de Çankırı ili Orta ilçesi Kalfat kasabasında, Şekerciler ailesinin bir ferdi olarak dünyaya gelen Muharrem DEMİRBAŞ, ilkokulu aynı kasabada, ortaokulu ve liseyi Ankara’da okudu.

      ‘Evren şairane yaratılmıştır; okumasını bilene bir kitaptır’ diyen Muharrem DEMİRBAŞ şiirlerinde doğa temasının yanı sıra sevgi, dostluk ve kardeşlik temalarına da yer vermiştir. DEMİRBAŞ, savaşları ve kavgaları ilkel çağın kirli oyunları olarak görmüş ve bu duygusunu eserlerine yansıtmıştır. 

      ‘En mutlu olduğum an duygularımı kaleme aldığım andır’, diyerek yazma sevgisini dile getiren Muharrem DEMİRBAŞ iyi bir şair olmakla beraber çok iyi bir gözlemci, araştırmacı ve yazardır.

      İLESAM (Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği) Üyesi olan Muharrem DEMİRBAŞ aynı zamanda sekiz yıldır yayın hayatında bulunan “YAZI” adlı kültür ve sanat dergisinin de sahibi ve yazarıdır. 

      “Gölgesiz Günler”, “Bahar Çağrısı”, “Akasyalar Açarken” ve “Kardelen” adlı şiir kitapları okuyucusu ile buluşmuş olan Muharrem DEMİRBAŞ’ın; “Ay Şafağı”, “Sanık Yıllar”, “Duygunun Dili” ve “Şairle Oduncu” adlı şiir kitapları da basıma hazır çalışmaları arasındadır. Şiir kitaplarının yanı sıra, “İdris Amca’nın Günlüğü” adlı romanı da basım aşamasındadır.  

      Muharrem DEMİRBAŞ’ın Makalelerim-Anılarım, Çankırı ili ve ilçeleri, Yatır Türbe ve Efsaneleri adlı çalışmaları da bulunmaktadır. 

Muharrem DEMİRBAŞ- Şair-Yazar

ANALAR GÜNÜNDE ANAMA SELAM

Gülün diyorlar bize bu gün analar günü

Anası ağlayanın kim görmüş güldüğünü

Bir kuş uçmaz kervan geçmez

Köyündesin Anadolu’nun

Tezek, saman, gübre kokan ellerin

Dua dua dillerin

Karanfilin güllerin

Ne analar gününden

Ne uzayın fethinden

Ne uzuv nakillerinden

Ne anayasa ne evrensel davaları

Ne batı müziği

Ne vals havaları

Ne kadın hakları

Bu gün analar günü

Armağanlar gider analara

Sana bir selam bile gitmedi

Sen köy yolunda yalın ayak

Sen orman yollarında sırtında yakacak

Sen tarlada bağda elinde kazma nacak

Sen olmasan derdime kimler yanacak

Bir başka dünyalı gibisin anam

Ne çay saatleri

Ne kabul günleri

Ne plaj sefaları ne aile matineleri

Ne aryalar ne aranjmanlar

Ne elmas taşları bilirsin

Ne samur kürkü

Senin dilinde bir yanık türkü anam

Dere boyu suyumuş

Sonra yanmış kurumuş

Ne diyelim Allah’a

Yazı kader buyumuş

Bir ücra köyündesin Anadolu’nun

Tezek, saman, gübre kokan ellerin

Dua dua dillerin

Ne halıdan ne yalıdan

Ne katlardan ne yatlardan

Ne papatyalardan bilirsin

Sen kekik nane kokan

Toprak kokan köyünde mutlusun

Sen kara sabandan

Sen başaklardan umutlusun anam

SEVGİ VE BARIŞA ÖZLEM

Dünyaya hükmeden bir lider olsam

Sınır tellerini söker giderdim

Hepimiz kardeşiz bir ana, baba

Herkese bir gözle bakar giderdim

Okullar açardım tüm insanlara

Cehaleti kökten söker giderdim

Bütün yüreklere şiir ekerek

Silahlar yerine gül üreterek

Defne zeytin dalı eker giderdim

Bütün insanlara tüm canlılara

Sevgi ile barış satar giderdim

Bir dünya kurardım mayası barış

Eskisin çöplüğe atar giderdim

Fabrikalar kurar ilim irfanla

Savaşı ve zulmü atıp bir yana

Güneşler taşırdım ben kutuplara

Dört mevsimi bahar yapar giderdim

Yıldızlarda piknik ayda maç yapar

Çöllere çiçekler eker giderdim

Ebemkuşağından herkese bir taç

Yağmur yağmur sevgi döker giderdim

Tanrının elçisi olsaydım eğer

Kâbe’yi kalplere yapar giderdim

Ayrı ayrı devlet kurmazdım inan

Dünyaya bir bayrak diker giderdim.

TÜRK POLİSİ

Yüreğinin şavkı’dır göğsündeki madalya

Milletin namusudur bileğindeki halka

Kanı kadar temizdir, bayrağı dalga dalga

Canını feda eder görev verirken halka

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

En kutsal yemindir görevinin hevesi

Bazen en zor günlerde çelikten dağ olurlar

Vatan millet uğrunda canlarını verirler

Yüreğinden, alnından vurulurlar ölürler

Şehitlik mertebesi en yüce makam derler

Türklüğün şerefidir şerefli Türk polisi

Yüreğinde çeyizdir onda görev hevesi

Gözlerindeki ışık asalet sembolüdür

Pırlanta yürekleri Atatürk’ün yoludur

Damarlarındaki kan bayrağının alıdır

Savaşta, zor günlerde ordumuzun koludur

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

Onda kutsal yemindir görevinin hevesi

Bir bakarsın anadır şefkatle seni sarar

Bir bakarsın yargıçtır kişi hakkını arar

Millete güven verir, ışıklı sirenleri

Görev aşkıyla yanar pırlanta yürekleri

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

Bir çeyiz sandığıdır görevinin hevesi

İman dolu göğsünde vicdanının sesini

Dinlerde öyle yapar, her yerde görevini

Kırıp dağıtsan bile göğsünün kafesini

Millete armağan der, verse son nefesini

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

En kutsal yemindir onda görev hevesi

Korku nedir bilmezler, dağ gibi yürekleri

Hiçbir kuvvet bükemez çeliktir bilekleri

Barboros’un, Fatih’in kanını taşıyorlar

Bazende kartal olup gökte dolaşıyorlar

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

En kutsal yemindir görevinin hevesi

Milletin huzurunu bozanlarla savaşır

Bir telsiz emri alsa şimşek olur ulaşır

Saygısıdır ziyneti amirine danışır

Damarında asil kan türkün kanını taşır

 

Türklüğün şerefidir şerefli Türk polisi

Yüreğinde çeyizdir onda görev hevesi

Uyurken çocuk yaşlı gece karanlığında

Bir füme deniz gibi geçerler dalga dalga

Koruyucu melektir kapında sokağında

Şanına layık olsun üstünde üniforma

Türklüğün şerefini yüceltir Türk polisi

Bir çeyiz sandığıdır görevinin hevesi

Anarşinin zorbanın karşısında kaledir

Yedisinden yetmişe halkımıza güvendir

Vicdanıdır silahı bombadır yürekleri

Halka hizmet vermektir hepsinin dilekleri

 

Türklüğün şerefidir şerefli Türk polisi

En kutsal yemindir görevinin hevesi

Bir şenlik düğün gibi operasyon yaparlar

Kanasada elleri kanı kına sayarlar

Yaptıkları her görev mukaddestir uludur

Savaşta zor günlerde ordumuzun koludur

Attıkları her adım Atatürk’ün yoludur.

YANKI

Bu güzelim dünyada

Nasıl susarım ölüler gibi

Nasıl yabana atarım

İnsan kardeşlerimi

Damarlarımdaki kanı

İçimdeki volkanı

Tutamam

Dünya şölenindeki

Çiçeği böceği

Kurdu kuşu

Suyu bulutu

Mavi uğultuyu

Bazen tutamam

Kendimi

Haykırırım dağlara taşlara

Güneşe karşı

Çiçeklere ağaçlara

Koşmak isterim

Varamam yıldızlara

Nasıl susarım

Ölüler gibi

Bilmem kaç bin günbatımı öncesi

Gördüklerimi

Bildiklerimi

Bir taş altına

Basamam

Nasıl yabana atarım

İnsan kardeşlerimi

Sağır dilsiz değilim

Susamam.

Muharrem DEMİRBAŞ

Şair-Yazar










yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok








========================== ====================== ============================= ========================================= ======================================== ============================ ==================================================================================== ==================================== ======================================================== ==============================================================