Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
================================================================
2.22
2.78
0.00

Kars: Gönlüm Orada Kaldı…

Kars: Gönlüm Orada Kaldı…

İnsanlık Anıtı ile son zamanlarda gündeme sık sık gelen Kars’ı CHP’nin yaptığı miting sayesinde ilk kez görme fırsatını yakaladım.

7 Mayıs 2011 10:53
font boyutu küçülsün büyüsün


                İnsanlık Anıtı ile son zamanlarda gündeme sık sık gelen Kars’ı CHP’nin yaptığı miting
sayesinde ilk kez görme fırsatını yakaladım. Kars’ın her yerine hayran olmamak
elde değil. Ancak sorunlar birikmiş. Esnaf olsun, çiftçi olsun, tüm vatandaş çok
misafirperver ve içleri çok dolu. Sormadan anlatmaya başlıyorlar. Kars ile ilgili
anlatılacak o kadar çok şey var ki…

Öncelikle inanılmaz lezzetteki süt ürünlerinin neden dünya pazarlarında adı ve yeri
yok. Üretici ürünlerini pazarlayamıyor. Gravyer, eski kaşar, çipil peyniri, çakmak
peyniri, kaymağının yanı sıra Kars balının dünyaca bilinmesi gerekirken yerelde
kalması hem üretici hem ülkemiz adına büyük bir kayıp. Kars İli Organik Tahıl
Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Güven Yıldırımtürk bizim ihraç şampiyonu
olmamız gerekirken, Hollanda’dan çok pahalıya peynir ithal ediyoruz diye sıkıntıları
aktarıyor.

Halk, İnsanlık Anıtı ile ilgili genel olarak “Neden yapıldı neden yıkılıyor” diye soruyor.
Kars’ın ele alınması gereken bir sürü sorunu varken önce anıtın yapımına çok
para harcanmasını, şimdi yıkmak için yine çok para harcanmasını eleştiriyorlar.
Siyasetin halktan ne kadar kopuk yapıldığını çok iyi gözlemleniyor. Anıtın şu an
kafası boynu ve omuzlarının üst kısmı yok. Bunu görmek heykeltıraş Mehmet
Aksoy’un dile getirdiği gibi çok acı bir durum. Bu arada anıt yıkımı ile ilgili “İşin Adı”
bölümünde “İnsanlık Anıtının Kaldırılması” yazılmış! Sanki heykel kaldırılıp depoya
konulacak. Bir kişinin zevki üzerinden siyaset yapılınca durum bu kadar absürt
oluyor.

Sokak sokak Kars’ı gezerken eski taş evlere, ahşap ve demir oymalara, teneke
yağmur oluklarına kadar hayran kalıyoruz. Ancak bir Yılmaz Büyükerşen ya da
Mansur Yavaş ya da Veysel Tiryaki buralarda seçilmemiş. Eski belediye başkanları
Kars’ın en azından bir sokağını baştan restore edip, turizme kazandıralım dememiş.

Kars’lı işadamı merhum Tuncer Güvensoy eski iki yapıyı bir butik otel ve ev
olarak restore edip kentin mimari yapısının gözle görülmesine katkıda bulunmuş.
Ancak erken vefatı nedeniyle şehrin mimarı yapısının ön plana çıkarılıp, turizme
kazandırılması misyonu yarım kalmış. Şimdi eşi Hatice Güvensoy bu misyonu
üstlenip, en azından bir sokağın Kars turizmine hizmet etmesi için çeşitli yatırımlar
yapmayı planlıyor.

Hatice Güvensoy “Tuncer Güvensoy Evi KAR’Santique” isimli evinde CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibini 4 Mayıs’ta sabah kahvaltısında ağırlayınca
Kars kültürü ve geleneğini hem görmüş hem de tatmış olduk. Seçim otobüsü ve
beraberindeki konvoy ile Hatice Güvensoy’un evine gelen Kılıçdaroğlu tamamen
yöresel ürünler ve yemekler ile ağırlandı. 1890’lı yıllara ait taş Rus evi hem dışından
hem de içinden Kars’ın yüzünü anlamlı kılıyor. Hatice Hanım kentin mimari yapısının

güzelliğinin kaybolmaması ve tüm ihtişamı ile yeniden ayağa kaldırılması için
çalışmalara devam ettiğini anlatıyor. Yurt dışından ve yurt içinden ağırladığı konukları
ile Kars’ın gönüllü turizm elçiliğini üstlenmiş durumda.

Kars halkı çok içten ve yardımsever. Kars sokaklarını adım adım dolaşarak
hissedelim derken yolu biraz karıştırınca yardım alalım dedik. Akşam 10 civarı
iki genç kız biz sizi otele götürürüz deyip hem sohbet ettiler hem de bu saatlerde
çekinilecek bir şey yok merak etmeyin, Kars sandığınızdan daha modern bir şehir
demeyi de ihmal etmediler.

Büyüleyici Kars şehrinin sokaklarında durup durup evlere hayran hayran bakarken,
bir bey bu evin neresi güzel diye bize laf atınca önce çok şaşırdık. Sonra bizi
hayran olduğumuz eve davet edince şehrin farklı bir problemini kavradık. Çok eski
bir taş yapı olan ev hem yüksek tavanı, hem büyük odaları hem de peç denilen
ısıtma sistemi ile ihtişamını hala kaybetmemişti. Ancak çok ciddi bir restorasyon
gerekiyordu. Evin sahibi Yücel Ocak “Devlet bu evleri koruma altına alıyorsa, biz bir
çivi bile izinsiz çakamıyorsak, evin tamiratını da üstlenmeli” diyerek önemli bir sorunu
dile getiriyor. Geçim sıkıntısındaki vatandaş, büyük bir meblağ tutan restorasyon
masrafını üstlenecek durumda değil. Kars kültürünün ayrılmaz bir parçası olan bu
evlerin kentin tarihi kimliğini yansıtacak şekilde geri kazanılması gerekiyor. Bu hizmeti
sağlayacak politikacıların seçilmesi kentin gelişimini de katkı da bulunacaktır.

Kentin yukarı mahallelerinde dolaşırken, merhabalaştığımız bazı hanımlar bizi
tandırda ekmek yapmaya davet ettiler. Tezek ile yakılmış tandırda lavaş ve pide
pişiriyorlardı. Oldukça zahmetli olan bu işi o kadar rahatlıkla yapıyorlardı ki hayran
kalmamak mümkün değildi. Pişen lavaşı demir kanca ile çıkarıp hemen bize verdiler,
yanına da çipil peyniri ikram ettiler. Hala tadı damağımda. Böyle candan ikram ise
asla unutulmaz.

CHP’nin mitingi için Kars’a gitmeme rağmen, şehrin sorunlarını anlatmaktan
mitingi anlatmaya fırsatım olmadı. Mitingde çarpıcı pankartlar vardı, meydanda
halkın arasında yine ilginç diyaloglar yaşadık. Ama benim en beğendiğim an
Kılıçdaroğlu’nun sabah Hayvan Pazarında kendisine vatandaşın söylediği sözü
anlattığı zamandı. Halkın çığlığı dile geldi: “ Mazot bitti beygire kaldık. Dana gitti
Angus’a kaldık”.










yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok








======================= =========== ================================== ============================= ========================== ============================= ============================ ==================================== ============================================================== ================= ====================================================================================