Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
================================================================
2.23
2.83
0.00

En Çok Okunanlar

Türkiye Bölünür Mü?

Türkiye Bölünür Mü?

Haziran ve Temmuz ayları Kars’ta düğünlerin çok yoğun olduğu aylardır. Bu yıl da hızlı bir şekilde başladı düğünler. Bir tarafta evlenmeler, diğer yanda sünnet düğünleri. Aynı gün içinde birkaç düğüne yetişmek zorunda kaldığımız günler oluyor.

26 Haziran 2010 09:36
font boyutu küçülsün büyüsün


 Haziran ve Temmuz ayları Kars’ta düğünlerin çok yoğun olduğu aylardır. Bu yıl da hızlı bir şekilde başladı düğünler. Bir tarafta evlenmeler, diğer yanda sünnet düğünleri. Aynı gün içinde birkaç düğüne yetişmek zorunda kaldığımız günler oluyor.

            Kars’ın düğünleri çok renkli olur. Azerbaycan musikisi hakimdir düğünlere. Bununla birlikte yöresel oyunlarımızın da seyrine doyum olmaz. Gençler “beyaz geceler” oynamayı daha çok tercih ediyorlar. Son zamanlarda buna “kolbastı”yı da eklediler. Yaşı biraz kemale ermiş olanlar, “laleler, dümme, aybaba, kürdün gızı, pisiği vurdum daş inen” ile şenlendirirler pistleri.

            Daha da ilginç olanı, düğün salonlarının orkestraları kimin hangi oyunu sevdiğini ve iyi oynadığını bilirler, kişi davet edildiğinde onun oyununu çalarlar. Ancak bütün Karslıların zevkle, gururla oynadıkları bir oyun vardır ki, çalındığında tüylerimiz diken diken olur. Bu yüce ATATÜRK’ün Kars’a teşriflerinde Karslıların bestelediği meşhur “HOŞ GELİŞLER OLA MUSTAFA KEMAL PAŞA” oyunudur.

            Gelelim asıl konumuza. Son günlerde bölücü terör örgütü eylemlerine hız verdi. Askerlerimizi şehit etmekle yetinmiyor, Servis otobüslerine saldırarak savunmasız genç kızları katlediyor. Bu örgütün nihai amacının Türkiye’yi Türkler ve Kürtler diye ikiye bölmek olduğunu da hepimiz biliyoruz. Peki, bunu başarabilirler mi?

            İşte bunun mümkün olup olmadığını anlamak için bu aylarda Kars’ta yapılan düğünlerin havasını izlemek gerekir.

            Benim dikkatimi çeken,11 şehidin verildiği gün yapılan düğünlerdeki atmosfer oldu. Aynı gece Türk kökenli vatandaşlarımızın da, Kürt kökenli vatandaşlarımızın da düğünleri vardı. İkisine de gittim. Her iki düğünde de saldırılara inat, her zamankinden daha fazla samimiyet, daha fazla kenetlenme gördüm. Her iki düğünde de düğün sahipleri “içimiz yanıyor, düğün zamanı değil fakat ne yapalım, davetleri önceden yapmıştık” diyorlardı.

            Bu küçük bir ayrıntıdır, ancak çok önemlidir. Milletimizi bölmek için bunca çaba içine girenler, birazcık başarılı olmuş olsalardı, en azından saldırıların yapıldığı, şehitlerin verildiği gece Türkler Kürtlerin, Kürtlerde Türklerin düğünlerinde eskiye nazaran daha az bulunurlardı. Ancak tam tersi bir durum vardı.

            Bunun bir başka anlamı da şudur, Türk Milleti vatanı ve milli birliği tehlikeye düşürülmek istendiğini hissettiği zamanlarda daha fazla kenetleniyor. İçeride ve dışarıdaki düşmanlara mesajını bu tür davranışlarıyla verme gereği duyuyor.”Hadi bölün bakalım, gücünüz yetiyorsa ayırın” dercesine sarılıyorlar biri birlerine

            İşte bu noktada Sayın Başbakan’a şunu duyurmak isterim.”Açılım adı altında başlattığınız proje yapay, uygulanma şansı olmayan, Türk Milletinin ihtiyaç duymadığı bir projedir. Bu nedenle de tüm zorlamalarınıza rağmen bir arpa boyu yol alamıyorsunuz. Esasen “Habur” rezaletiyle başlaması bu projeyi başladığı gün bitirmişti. Zorlamayla olmaz.

Bu yüce Millet bin yıldan beridir kendi açılımını yaparak gelmiş. Omuz omuza savaşmış, birbirlerinin kucağında şehit olmuşlardır. Kız almış kız vermişler, birlikte oynamış, birlikte ağlamış, Ortak mal mülk sahibi olmuşlardır. Bir diğerinin dedesi, dayısı, teyzesi, yeğenidir. Bir başka değimle kaynaşmışlar. Şimdi siz kaynağı AÇMAYA çalışıyorsunuz.Mümkün mü?

            “Açılım”ile gerçekleştirilmek istenenler Milletin değil, PKK’yı taşeron olarak kullananların isteğidir. Bu nedenle kabul görmüyor. Milletin iktidarınızdan beklentisi işi, aşı, yolu, suyu, rızkıdır. Siz bunları çözdüğünüzde en büyük açılımı gerçekleştirmiş olursunuz.

            Sayın Başbakan; Ajda Pekkan, Sibel Can gibi şarkıcılarla toplantılar yaparak bu toplumun sorunlarına çözüm üretemezsiniz. Toplumu tanımak için Kars’a gelip düğünlerde ve cenazelerdeki dayanışmayı, samimiyeti ve dostluğu yerinde görmelisiniz. İşte o zaman gerçekleri görecek, açılım çalışmasıyla boşuna geçirdiğiniz zamanı, vatandaşın asıl sorunlarına ayırma fırsatı bulacaksınız.

            Yapılacaklar bellidir. Terörün kökünü kurutacak tedbirleri gecikmeden almak, açılım çalışmalarının durdurulduğunu ilan ederek toplumu rahatlatmak.

Bu asil milleti tanımadan onun üzerinden hesap yapanlar tarihte olduğu gibi bugünde yanılacaklardır. Kan dökerek toplumu bölmek isyetenler de, oy uğruna milletin arasına fitne sokmaya çalışanlar da hüsrana uğrayacak, avuçlarını yalayacaklardır.

            İspatı mı? Düğünlerimize teşriflerinizden onur duyarız.

Setar Kaya










yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok








================================== ================================== ============================= ========================== ============================= ============================ ==================================== ============================================================== ================= ====================================================================================