
Amerika Dışişleri Komisyonunda sözde “Ermeni Soykırımı”tasarısının aleyhimize çıkmasına en çok sevinenlerden birisi de Türkiye’yi dağıtmakla görevlendirilmiş, millet ve Ordu düşmanlarının “taraf”ında yer alan bir gazetenin “tanrı tanımaz” başyazarı olmuştur.
“Soykırım” başlıklı yazısında bakın neler yazıyor.”İttihatçılar kaç yüz bin Ermeni öldürdüler? Niye öldürdüler?”Ermenilerde bize saldırmıştı, onun için öldürdük”diyoruz. İyi de “Ermeni çeteleri Doğu sınırında. Anadolu’nun diğer bölgelerindeki yüz binlerce Ermeni’nin, Ermeni olmaktan başka ne suçu vardı? Bir insan sadece Irkından dolayı cezalandırılabilir mi?”
Amerika ve Ermeni “taraf”ından bakıldığında güzel sorular. Şimdi bizde Türk tarafı olarak sorularımızı soralım.
1. Mademki Ermenileri ittihatçılar öldürmüştür. O halde, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ve bugün Gürcistan ve Ermenistan sınırları içerisinde yer alan başta Erivan olmak üzere o bölgelerde yaşayan Türk kadınların, yaşlıların, çocukların suçu neydi?
2. Suçsuz ve savunmasız insanlar, ittihatçıların yaptıklarının intikamını almak için öldürüldü iseler “bir insan sadece ırkından dolayı yani Türk olduğu için cezalandırılabilir mi? Ermeninin Ermeni olduğu için cezalandırılması ne kadar insanlık dışı ise, Türk için de aynı şey geçerli değil midir?
3. Tehcir kanununun uygulanması sırasında ne kadar Ermeninin öldüğü ve nasıl öldüğü tartışmalıdır. Ortada somut belgeler yoktur. Bu nedenledir ki Ermeniler arşivlerin incelenmesine yanaşmamaktadırlar. Oysa daha 18 yıl önce Hocalı’da yapılan soykırımın bırakınız yazılı belgelerini görüntüleri elimizdedir. Bu insanların Türk olmaktan başka bir suçları var mıdır?
Aynı yazının devamında şunları yazmış“Her toplumun, her devletin geçmişinde suç ve kan var, geçmişi değiştiremeyiz ama gerçeklerle yüzleşecek, gerçekleri tartışacak cesareti gösterebiliriz, “aman cumhuriyeti kuranlara suç bulaşır” endişesiyle dünyayı susturmaya uğraşmaktan vazgeçebiliriz.
Sorular sorabiliriz.
İlk soru da, “yüzbinlerce insanın öldüğü bir olayı biz neden tarih derslerinde okumadık” olur. Sadece bu gerçek bile durumu “kuşkulu” kılmaya yeter. Doksan beş yıl önceki bir gerçekle bile yüzleşecek cesareti gösteremezseniz aşağılanırsınız, taa geçen yüzyıldaki bir olayı saklayabilme çabasıyla yetmiş milyon insanın dünyayla ilişkisini bir “yalana” bağlamaya uğraşırsanız aşağılanırsınız.”
Yazının başında Ermenileri ittihatçıların öldürdüğünü ileri sürüyor, sonunda ise Cumhuriyeti kuranlara kadar uzatıyor. Bunu kendiliğinden yapmıyor. Amerika’daki ağababalarının görüşüne paralel hareket ediyor. Zira tasarının bir maddesi aynen şöyle”Ermeni soykırımı Osmanlı İmparatorluğu tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır.
Biz Türk Milleti olarak uyumaya devam edelim. Görüyor musunuz elin oğlu nasıl çalışıyor. Tasarıyla sadece Osmanlı değil,”1923’e kadar” denilerek Cumhuriyeti kuranlar da kapsama alınıyor. Bu yeni bir tezdir. ABD’nin Türkiye’deki “taraf”tarları da hemen tasarıya paralel bombalarını patlatıyorlar.
Bir şeye daha dikkat edelim. Tarihte Türk Milletinin uğradığı bir zulüm dile getirildiğinde hemencecik.”Kin ve nefret tohumları ekmeyelim, tarihin derinliklerinde kalmış düşmanlıkları körüklemeyelim. Gelecek nesilleri biri birine düşman etmeyelim”derler. Fakat konu Türkü suçlamak, Türk milletini köşeye sıkıştırmak olunca “Bunu Tarih kitaplarında okutalım, Tarihimizle yüzleşelim”naraları atarlar.
Güya bu oylama sonucuyla Türk Milleti aşağılanmışmış. Bu ifadesiyle de psikolojik suçluluk duygusu yaratmaya çalışıyor. Kimmiş aşağılayan? Sadece Irak’ta bir buçuk Milyon Müslüman’ı katleden işgalci ve sömürgeci Amerika mı? Hadi oradan işbirlikçi.
Türk Milletini ve Cumhuriyeti kuranları savaş meydanlarında yenemeyenler, yeni yöntemlerle saldırıyorlar. Öncelikli hedefleri Türk Silahlı kuvvetleridir. Bu işi topla tüfekle çözemeyeceklerini biliyorlar. Şimdiki silahları tasarı, belge, darbe planları vs.dir
Ne yazık ki,”camiye bomba atacaklardı” gibi iftiralarla aklını çelip “taraf”larına çektikleri vatandaşlarımızın sayısı da az değildir. İnsan merak ediyor.”içimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak eder misin ALLAH’ım!”
Settar KAYA

Siyasal Birikim Gazetesi olarak bölgenin nabzını tutmak için 12 Eylül'de yapılacak anayasa Refarendumunda Kars Ardahan Iğdırlı Hemşehrilerimiz Aşağıdaki evet ve hayır veye Kararsızım tuşuna basarak görüş belli edebilirler