
Bu yıl Kars’ta yapılan 4 Türkiye Murat Çobanoğlu Aşıklar bayramın gazetemize değerlendiren Kültür Bakanlığı Sanatçısı Aşık Şeref Taşlıova; Aşıklar Bayramı Olimpiyata dönüştü Dedi.
Taşlıova; Siyasal Birikim Gazetesi benim kadar Aşıklar bayram olsun Aşıklar kültürüne, Doğu’dan Batı’ya katkı sunan kişisiniz. Kısa olarak söyleyeyim, bu yıl 4. sünü elbirliği ile yaptığımız Murat Çobanoğlu Âşıklar Bayramı’nı yapmanın gururunu yaşıyoruz. Diyen Taşlıova konuşmalarını şöyle sürdürdü
Bu yıl yapılan ve ulusal boyutu taşınan bayramı havasından çıkartıp bir olimpiyat şekline getirdik. Bu çok enteransandır. Çünkü dünya da sadece spor olimpiyatı vardır. Ama Kars’taki yapılan bu 320 aşığın katılımı ile bir nevi Âşıklar Olimpiyatı haline geldi. Şunu söylemek istiyorum, olimpiyatlarda olimpiyat meşalesi ülkelerden geçtiği zaman merasimlerle, büyük törenlerle karşılanır. Avrupa bu yarışmayı heyecanla beklemede. Şu an seyredemiyorlar ama bu bayramdan haberdarlar.
Aşıklar Bayramı Kosova’ya taşınacak
Kosova’dan gelen Osman Baymak benim eski dostumdur. Dostum bana şunu ifade etti. Bu gelenek balkanlarda bitti bitecek, biz bu geleneği yani aşıklık kültürünü Balkanlara nasıl taşıyabiliriz, bu konuda neler yapmamız gerekir diye benden fikrimi sordu. Bu çok önemli dünyayı bilgilendirecek bir konudur. Doğu’dan doğan güneş gibi bizim Kars’ta yaptığımız 4. Murat Çobanoğlu Âşıklar Bayramı’nın 5. sinin öncesini belki Kosova’da yapacağız. Benim hayalim bu. Sayın belediye başkanım Naif Alibeyoğlu ile de bu konuyu konuştum. Ele ele gönül gönüle birlikte bunu birlikte yapacağız. Türkiye’de ve dünyada şunu iyi bilmek lazım, dünyamız eğer bir bunalım geçiriyorsa kültür krizi yaşanmaktadır. Bu krizin önüne geçecek olanlar ise halk ozanlarıdır. Acısını, tatlısını, savaşını, barışını hiçbir beklentileri olmadan yansıtmışlardır.
Kültür Krizi insanları ahlak çöküntüsüne götürür
Türkiye’de de şu an bunalım vardır. Kültür Krizi insanları ahlak çöküntüsüne götürür. Ahlak çöküntüsü de insanı ekonomik sıkıntıya sokar. Bir milletin eğer kültürel dokusu sağlamsa, bir milletin ailesindeki geçmişinden beri gelen gelenekleri illa da çağa uyduralım demiyoruz. Biz modern insanlarız. Bu modern çağın arasındaki bozulan dişlilerin tek tamiri kültürdür. Kültüründe başlangıcı bu sanattan geçer. Türküler bir insanın beynini çalıştırmanın tek yöntemidir. Bu âşıklık geleneği de kültürümüzün var etmesi ve yaşatması için çok önemlidir.
Halk şairlerimizin eserler filmleşsin
Türkiye de halk şairlerimizin eserlerini çok iyi şekilde, senaristlere sunun onu filmleştirerek çok iyi şekilde ortaya koysunlar iddia ediyorum Amerika’nın Truva adlı filminden daha çok izleyici toplar. Şairlerimizin alt yapıları o kadar sağlam ve mükemmel ki olsun o kadar. Bunun için diyorum ki birlik ve beraberlik içinde bu geleneğimizi Uluslar arası platformlara taşıyalım. Bu kültürümüzde tarih boyunca yaşasın.
2010 yılı İstanbul ili Avrupa Birliği başkentidir. Ben Kopenak’ta, Singapur’da, İngiltere’de, Almanya’da bulundum. 2010 yılı İstanbul etkinliklerinde ben İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının yerinde olsam bu etkinlikte aslına uygun bir Aşıklar Kahvesi açarım. Buda müthiş bir ses getirir.
Aşıklar Federasyonu mutlaka kurulmalı
Benim bir dileğim vardır. Siz basından ve Türkiye’den, yıllarımı bu mesleğe veren bir insan olarak, İstanbul’da çok küçükte olsa başlattığımız Âşıklar Birliği’ne gitmek. Bunu Türkiye Âşıklar Birliği olarak büyütmek ve geliştirmek. Dernekleşerek büyümek ve Federasyon çatısı altında toplanmak en büyük isteğimdir. Demokraside çok seslilik çok güzelliktir. Tabiî ki bu sanat camiası içinde çok seslilik çok sıkıntı yaratır. Bir yere bunu götürmek için Türkiye’de ve dünyada sponsorluk çıkmıştır. Bunun anlamı da şudur, zengin olan insanlarımız sponsorluklara verdiği parayı devletten vergi olarak düşüyor.
Ben şunu yapacağım eğer federasyonu kurarsak bütün zengin işadamlarını davet edip bir çay ikram edeceğim. Bizlerin bir geleneği devam ettirdiğini ve bunun yaşaması (Âşıklık Geleneğinin) için sizlerin yardımına ihtiyacımız vardır. Bunu onlara anlatacağım. Kültür dokumuzu sağlam tutarsak hiçbir güç bizi yıkamaz.
Şu anda Kültür Bakanlığı Ankara’da Sevda Cenap Ant diye bir vakıf kurmuş. Bu vakıf Batı Müziği şeklinde festival yapıyor. Bura da bu festivale harcadığı bir para istemiyoruz. Harcadığı paranın onda birini istiyoruz. Bu eğer bizlere verilirse çok büyük senaryolarda çıkar. Tabiî ki burada zorluklarla da karşılaşılacak ama biz âşıklar bunun her zaman üstesinden geleceğiz.
Gelenekte usta çırak ilişkisi bitmiş
Türkiye’de Âşıklık geleneği ve çarkı işlemiyor, usta çırak ilişkisi bitmiş, köy düğünleri bitmiş. Köy düğünleri âşıklar için hem ekonomik bir kaynaktı hem de onun halk okuluydu. Düğünlerde halktan bir şeyler öğreniyordu ve verdiğini kat kat alıyorlardı. Maalesef bu bitti.
Türkiye’de iç göç kültür politikasının girdabına düşürmüştür. Bu girdaptan kurtulmanın şartı, bütün belediye başkanları Kars belediye başkanı Naif Alibeyoğlu gibi duyarlı olsalar bu girdaptan kurtulur.
T.C yasalarında Devlet sanatı ve sanatçısını korur
Türkiye’mizin anayasasında bir madde var. Devlet sanatı ve sanatçısını korur diye. Bu anayasa maddesini işlev hale getirmelidir. Diğer devletlerin nasıl Beethoven ve Şhekspir’e sahip çıkmışsa bizimde âşıklarımıza sahip çıkmamız gerekir.
Son olarak şunu belirtelim İstanbul’da kuracağımız otantik âşıklar kahvesi inanıyorum ki, meyhanelere ve batakhanelere giden insanlarımız bizim bu kahvemize gelecek ve belli bir zamandan sonra bakacaksınız ki bir ordu kadar büyümüş olacaktır. Buraya girmek için sıraya gireceklerdir. Buna inanıyor ve yetkililerden bu konuda ilgi bekliyorum.

Siyasal Birikim Gazetesi olarak bölgenin nabzını tutmak için 12 Eylül'de yapılacak anayasa Refarendumunda Kars Ardahan Iğdırlı Hemşehrilerimiz Aşağıdaki evet ve hayır veye Kararsızım tuşuna basarak görüş belli edebilirler